40 yıllık bir çalışma hayatından sonra aslında yapmak istediklerinin bu şekilde olmadığını fark edenler vardır da pişmanlıklar dışında ellerinde bir şey kalmaz. Artık geriye dönüş olamayacağını düşünür ve yerlerinde kös kös otururlar. Sadece şanslarına lanet okur, yaşamlarını böyle sürdürmelerine sebep olanlara sövüp dururlar. Anlamadıkları kendilerinin düzeltebileceği şeyleri hep başkalarına yükleyip durmakta olduklarıdır.
Bunu zamanında fark etmiş biri ile tanıştım. Üniversite sıralarında otururken aslında orada olmaması gerektiği ve yapmak istediğinin bütün dünyayı dolaşıp fotoğraf çekmek olduğunu anlamış. İşte bunu fark ettiği anda her şeyi geride bırakmış.Ailesine, arkadaşlarına veda etmiş ve düşmüş yollara...Konuşurken gözleri dalıyor, gittiği yerleri hatırlıyordu. Odasının her yerinde çektiği fotoğraflar duruyordu.Küçük bir çocuğun gülümsemesi, batan güneşi altında birbirlerine sımsıkı sarılmış bir çift ya da uzaklara dalmış birileri...Böyle yüzlerce fotoğraf...
'Neden?Hiç mi korkmadınız bu kararı alırken?' diye sordum.Yavaşça gülümsedi.Tecrübelerle ışıl ışıl olmuş bakışlarıyla bana baktı ve ' Korkular seni engellemek içindir.' dedi.
Bütün hayatını böyle yaşamış ve hatta eşi bile kendisi gibi dünyayı görme tutkunu birisiymiş. Bir daha ki gelişimde tanışma öyküsünü anlatacağını söyledi. Hayatını dolu dolu yaşamıştı.Hiç pişman olmamıştı.Bunun için de geceleri uyurken rahattı.Diğerleri gibi saatlerce uykuya dalmayı beklemiyordu.Umarım onun gibi olacağım.Hayallerimin peşinden nereye gideceksem artık....
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder