Sorulan soru neydi? Verdiğin cevap dürüstçe miydi? Kendine kırıldığın kadar başkasına kırıldın mı? Kendini tanıdığını düşünüp daha önce görmediğin biri olduğunu anladığında ne tepki verdin? Başarıların hep başkasının olup başarısızlıklarının altında imzanın olduğunun farkına vardığında neydi hissettiğin? Günlüğüne dahi yazmaktan çekindiğin korkularınla yüzleştiğinde ne yapabildin?
Bu soruları her sorduğunda ne
kadar karamsar olduğunu fark ediyorsun. Aslında insan olduğunu anlıyorsun ya da
insan olmayı öğreniyorsun. Çıktığın keşif yolculuğunda neler yapabileceğini,
başarabileceklerinin sınırlarını görüyorsun. Yorgunluğunla bir köşede yığılıp
kalabileceğin gibi son adımlarını atmaya da uğraşabilirsin. Birinden destek
alabileceğin gibi kendini zorlayabilirsin de ne var ki unutmaman gereken eninde
sonunda geriye dönüp bakacağındır. Baktığında da bu soruları sorduğun anları
göreceksin. O sırada doğru yapıp yapmadığın değil mutlu olup olmadığın önem
kazanacak… Hayallerinin peşinden ne kadar gidebildiğini görmek isteyeceksin ve gördüğüne
inanamayabilirsin… Anılarınla barışacağın, kendini kabul edeceğin gün olacak geriye
baktığın gün… Ve kendine inanmadığın her ana şaşırabilirsin ama işte insan
olmanın getirisi bu. Pişmanlıklarının ve sevinçlerinin kazandırdıklarıyla rahat
nefes alıp ‘İnsan’ olduğun için gülümseyebileceğin an; umut etmenin ve
ilerlemenin, başarabilmenin ve başarısızlıklarınla yaşamanın sonucunun geldiğin nokta olduğunu görmenin zamanı olacak…