10 Aralık 2014 Çarşamba

Masumiyet!!!

Bu olayı yaşadığımda 9 yaşındaydım. Küçüklük aklı diyebilirsiniz; fakat ben masumiyetin göstergesi demeyi tercih ettim. Dünyanın ne kadar yorucu olduğunu bilmeden, sadece küçücük bedeninde taşıdığı kalpten dolayı bir çocukluk olarak gördüm her seferinde.

13 yıldır evimizin bulunduğu Emirgan'a ilk taşınmamız ben 6. sınıftayken olmadı aslında. Bundan önce 2 kere daha burada farklı evlerde yaşamışlığımız var. İlk seferini hatırladığım söylenemez. Çünkü o sırada annemin dediğine göre 3 yaşındaymışım. Tabi fotoğraflar bu iddiayı desteklemekten uzak olsa da...2. seferi ise çok iyi hatırlarım. 

2. sınıfı yeni bitirmişken babamın çalıştığı ajans Emirgan'a taşındı. O zamanlar servis denen olay olmadığı için haliyle biz de iş yerine yakın bir yere taşındık. Daha önceki taşınmalarımız da babamın işinden kaynaklıydı. O yüzden hatta 6 farklı ilkokulda okudum. Bazılarından çok iyi hatıralarla ayrıldım, bazıları ise her şeyin yalanlardan ibaret bir dünya içinde yaşanmışlık hissi veren masallar diyarıydı...

Yeni oturduğumuz ev bir öncekinden küçüktü. Hiç unutamam o evi. O yılın çok büyük olaylara gebe olduğunu daha sonra öğrendik tabi orası ayrı. 

Olayı yaşadığımda aralık ayının ortasıydı. Tam günü hatırlamasam da babamın bana 2 hafta sonra getirdiği ajandadan ayı çok rahatlıkla hatırlıyorum. 

Gece uyumaya her zamanki gibi saat onda gitmiştim. Birazcık izinliydim geç saatte uyumaya. Laf aramızda bu hep böyle oldu. Bu durumla da alakalı anılarım var başka bir yazının konusu olacak kadar eğlencelidir.

O gece dışarıda çok sert bir rüzgar vardı. Sanırsınız rüzgar bütün camları kırmak için uğraşıyor. Bu şekilde yaklaşık 2 saat boyunca devam etti. Uyuyamıyordum. Belki de hala geceleri derin uyuyamıyor olmamın ana sebebi budur. Sürekli zangırdayan bir pencerenin dibinde gözünü kapamaya çalışın.Odada yalnızsınız. Kardeşlerim o gün salonda uyuyorlardı. Bunu bu kadar net hatırlıyor olmamın sebebi yaptıklarımda gizlidir. 

Rüzgardan sonra çok şiddetli bir yağmur başladı. Tabi o sıralar doğal gaz yok. Sobayla ısınıyor ev. Bu yüzden yatak odam soğuktu. Yağmur yağmaya başlayınca da daha da bir soğudu ve ben yatakta uzanıyorken bir anda ilginç şeyler düşünmeye başladım. Dedim ki kendi kendime şimdi ben yorganın altında ısınıyorum ama ya kitaplarım, kıyafetlerim, yerde olan şeyler...Onlarda üşümez mi..Çocukluk aklı işte.... Eşyalarında hissedebildiğini ve bundan dolayı da üşüdüklerini düşündüm. 

Aklıma gelen bu düşünceyle yataktan çıktım. Okul dolaplarımızı boşalttım. Sonra elbise dolaplarını, yerdeki halıyı, kız kardeşimin yatağında bulunan yastık ve yorganı...Yani aklınıza bir çocuk odasında olabileceğini düşündüğünüz ne gelirse hepsini aldım ve yatağıma sığıştırdım. Sonrasında da ben de yatağın içine girdim. Eşyaların üstüne kız kardeşimin yorganını örttüm. Dışarıdaki gece lambasının ışığında her şeyin örtülü olduğunu görünce bende yatağa girdim ve yorganı başıma çektim.

Sabah annemin 'Yadi!!' diye bağırmasıyla uyandım. Küçücük kalmıştım ve eşyaların arasında kaybolmuştum.Başımı çıkardım ve 'Anne, bak kimse geceleyin üşümedi. Çok yağmur yağdığı için hava çok soğudu. Öyle olunca da bende onlar üşümesin diye yatağa koydum.' dedim. Annem neye uğradığını şaşırdı. Ve sadece gülmeye başladı.

Bu anımı rüzgarlı gecelerde ve camıma vuran yağmur damlalarını gördüğümde hatırlarım sürekli. O zamanlar o kadar masummuşum ki....Şimdi ise bazen bu masum çocuk ortaya çıkıyor. Geceleri yatağa uzanıp peluş oyuncağımı elime aldığımda gene o çocuk oluyorum. Sadece günlük hayatta kullandığı eşyaları üşümesin diye koruyan o küçük yaramaz oluyorum. Umarım hep o küçük çocuk benimle beraber yaşar ......

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder