Bazen aslında değersiz olduğunu anlarsın ya öyle bir anda yaşanan mutsuzluklar başka bir şeyle karşılaştırılamaz. Kalbin aslında paramparça olmuştur. Elinde kalan parçaları birleştirsen bile illaki kırıklar belli olacak ve kaybolan kısımlar göz önünde olacaktır. Ne kadar gizlesende üzüldüğünü bir anlamı yoktur. Bilirsin ki hiç bir zaman istediğin gibi olmayacaktır. Ve gülümsemelerin ardına gizlersin gene.. Herkese ne kadar eğlendiğini gösterirsin. Böylece unutmaya çalışırsın. Bir yerden sonra tek başına kalmaya çalışırsın. Yalnızlığının seni en azından yaralayabileceği sınırı bilirsin. Bu sınıra yaklaşmayarak hayatını yaşarsın. Doğayı tanır, tarihi anlar, kitapları koklarsın. Ve sonunda öğrenirsin ki bu şekilde yaşamak bir nebzede olsa hayal etmeni sağlar... Hayal dünyasının pembe olmadığını bilirsin; grilerin, siyahların sakladığı maviler, yeşiller ve kırmızılarla renklendirdiğin dünyana geçersin. Bir zamanlar sana ceza gibi gelen düşünceler artık geçmen gereken kapıyı gösterir. Bununla beraber sessizlikten hep kaçar, sesinin en gür çıktığı anı tercih edersin. Nasıl ki kuşlar esaretlerinin üzüntüsünü şarkılarına döker sen de aynısını yaparsın. Gözlerinde sakladığın hüznü kimsenin duymak istemediği o sese... Acıların gizli katmanlar şeklinde sirayet ettiği sesin senin yoldaşın olur. Sonsuz sayıda kelime ile söze dökersin. Cümleler, paragraflar oluşturursun. Ve sonunda gözlerini yumarken hayata anılarını teker teker hatırlarsın. Canın ne kadar yanarsa yansın sonuçta son an gelmiştir. Herkesin dediği gibi zaman acımasız davranmış ve son nefeslerini aldığın uçuruma gelmişsindir. Endişeli misindir yoksa sadece yeni bir yere gittiğini mi düşünüyorsun... Kim bilir... Yıllarca gizlendiğin ormandan çıkmanın vakti gelmiştir. Hayattır bu senin için... Fakat biliyorum ki son dakikaya kadar umudunu kaybetmezsin ve o bazen dediğin anlara dönüp değiştirmek istersin... Unutma! Artık çok geç... Kapa gözlerini ve uyu... Sadece uyu... Rüya görmeye son, geriye dönüp hatırlamaya da....
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder